Üstad ARİF NİHAT ASYA ‘ YA
Yelkenler biçildiler, yelkenler dikildiler,
Dağlardan çekilerle kalyonlar çekildiler.
Kerpetenle surların dişleri söküldüler,
Yola çıktım efendim, çantalar hazırlandı,
Vatana kurban için parmaklar kınalandı.
Geçtim anadan yardan, geçtim her sevgiliden,
Bir destan yazacağım okusunlar ezberden,
Öğrettin! haberim var, taşıdığım değerden,
Gazi ve şehitlerin sırasında baştayım,
Vatan için vuracak, vurulacak yaştayım.
Yüzüne çarpacağım zamanenin fendini,
Coştum ,kabardım artık, yıkacağım bendimi,
Kıymetim soydan gelir, biliyorum kendimi.
Bitti gündelik işler, bir ulvi telaştayım,
Senin yolunda gidip, savaşacak yaştayım.
O günü bekliyordum, işaret var Atamdan,
Elbette gelecektir bütün gençlik arkamdan,
Örneği alacağım Ulubatlı Hasan’dan.
İpliğimi sen ördün, atlas bir kumaştayım,
Burçlara sancak olup, dikilecek yaştayım.
Saatler ayarlandı, işlemeye başladı,
Çelebiler uyandı, kışlalarda kışladı.
Müsterih ol efendim, hazırlık tamamlandı
Yalnız İstanbul değil, çok büyük inançtayım,
Bu yürekle dünyayı fethedecek yaştayım.
Kasım KAPLAN
İSTANBUL’UN FETHİ
Fetih ile dünya da bir devir kapanarak,
Bizans dere beyleri yer ile bir olmuştu.
Kapatıp orta çağı, yeni çağı açarak,
Altın sahifelerle tarihte yer bulmuştu.
O muzaffer komutan, o Fatih Sultan Mehmet
Daha çocuk yaşında, fethe mazhar olmuştu,
Ne mutlu o sultana, müjdeledi (Hz.) Muhammed
Bir kutlu ordu ile İstanbul feth olmuştu.
Muradı savaş değil, açılmaktı dünyaya,
Osmanlının sarığı Dünya’da tanınmıştı.
İnanmadı Bizanslı, erken biten rüyaya,
İstanbul’un surları, toplarla sarılmıştı.
Dağlardan kalyonları, çekerek indirdiler
Fatih o gemileri karadan yürütmüştü,
Yıllarca yürek yakan acıyı dindirdiler
Bizans’ın miğferini yerlerde sürütmüştü.
İstanbul alınmadan, bir hisar Rumeli’ye,
Bir kaç ayın içinde, süratle yaptırmıştı.
Konstantin sarılınca, Rumlar döndü deliye
Arzın göz bebeğini, Türklere kaptırmıştı.
Bu sefer Osmanlının mukaddes hak davası,
Avrupa haçlısına haddini bildirmişti.
Tükendi haçlıların, indi artık havası,
Bizanslının adını tarihten sildirmişti.
Bitirdi bütün zulmü, getirdi adaleti
Bütün azınlıkların haklarını vermişti.
Öğretti insanlığı, kaldırdı adaveti
Adalet kılıcıyla zulmü yere sermişti.
(Belirli Gün ve Haftalar)Kasım Kaplan
Ey Güzel İstanbul
Ey güzel İstanbul sakın övünme
Şairler hep seni övmüşler diye
Güzelliğin gider sakın güvenme
Bir kuru laf kalır senden geriye.
Ey İstanbul gururlanma o kadar
Bilsen o güzellik sana nerdendir
Zannetme şairi bu boğaz yakar
O güzellik sana Efendimdendir
Ey canım İstanbul sendeki efsun
Bilmem kaç sevdanın değerindedir.
Şiirler yazdıran bu eşsiz füsun
Efendimin seni sevdiğindendir.
Ey övülmüş şehir bu ülfet sana
Hazreti Eyyubun geldiğindendir.
Bu lütuf, iltifat, bu izzet sana
Efendimin seni övdüğündendir.
Kasım KAPLAN
01.06.2014
FATİH’İN SEVGİSİNDEN
Fatih ulu bir sultan, acze düşer anlatan,
Dil yorgun, kalp perişan, Fatih’in sevgisinden.
İstanbul abad oldu, Fatih’in sevgisinden,
Bizans yerle bir oldu, Fatih’in sillesinden.
Medreseler açıldı, ordumuz fatih oldu,
Ulema ilim aldı, Fatih medresesinden.
Yıldızlar kuyruk oldu, kutup onsuz kayboldu,
Çok güneş ışık aldı, Fatih’in gölgesinden.
Cihan ona daraldı, ordular dize geldi,
Kartallar serçe oldu, Fatih’in pençesinden.
Yüzler evliya vardı, Hızır namaz kılardı,
Gelen huzur bulurdu, Fatih’in camisinde.
Cennet kokusu gelir, giren nura gark olur,
Veliler feyiz alır, Fatih’in türbesinden.
İlim ne gün azalmış, Osmanlı zebun olmuş,
Bir kahpeyle hun olmuş, kaderin cilvesinden.
Çınarlar cüce kalmış, güvercin dala konmuş,
Çok kavak çiçek açmış, Fatih’in bahçesinde.
Okudum hücresinde, yazdım penceresinde,
Yeniden hayat buldum, Fatih Külliyesinde.
Methedilmiş Komutan, Ona hayran asuman,
Selam söyle ey canan, Fatih’e bendesinden.
12.07.1998
FETİH GÜNÜ ŞİİRLERİ :
Google'da Ara
FETİH GÜNÜ ŞİİRLERİ